ÇERKES-ADIĞE YAZISININ TARİHÇESİ » KafkasRadyo.Com Forum

    Konu: ÇERKES-ADIĞE YAZISININ TARİHÇESİ

    1. # 1

      Aktif Üye
      Üyelik tarihi
      12.06.2011
      Grup
      Yönetici
      Mesajlar
      380
      İtibar:
      0

      ÇERKES-ADIĞE YAZISININ TARİHÇESİ
      Murat Papsu
      Adığe, anavatanı Kuzeybatı Kafkasya olan ve 19. yüzyılın ikinci yarısında uğradıkları
      sürgün sonucu bugün nüfusunun büyük çoğunluğu anavatanının dısında (Türkiye, Ürdün,
      Suriye, Đsrail vd. ülkelerde) yasayan halkın kendine verdiği addır. Yasadıkları ülkelerde ve
      ilgili literatürde daha çok ‘Çerkes’ olarak bilinirler. Türkiye’de ‘Çerkes’ sık sık diğer Kafkas
      halklarını da kapsayacak sekilde kullanıldığından ve ‘Adığece’ dilbilim literatüründe
      yerlesmis bir terim olduğundan, yazı ve alfabeyi konu alan bu yazıda Çerkesçe yerine
      ‘Adığece’ demeyi tercih ettim.
      Adığece Kafkas Dilleri’nin Kuzeybatı (Abhaz-Adığe) grubuna ait bir dildir. Abazaca ve
      bugün artık ölü dil olan Ubıhça bu grupta yer alan diğer akraba dillerdir. Adığeler 19. yüzyıl
      ortalarına kadar korunan toplum ve yerlesim yapılarına göre Natuhay, Abzeh, Sapsığ, Bjeduğ,
      Çemguy, Hatukay, Mamheğ, Mahos, Besleney ve Kabardey boylarından olusuyordu.
      Ubıhların çoğunluğu, farklı dilleri olmasına rağmen Adığece de konusuyordu.
      Bu boy adları yerlesimlerine bağlı olarak lehçeleri ve ağızları da isaret etmektedir.
      Bilindiği gibi, aynı dili konusan ve coğrafi olarak birbirinden uzaklasan toplulukların dilleri
      zaman içinde farklılasır; farklı ağızlar, lehçeler, hatta diller ortaya çıkar. Uzaklığa büyük
      doğal engelleri de ekleyebileceğimiz Kafkasya’da Adığece için bu durum söyle gelismistir:
      13.-14. yüzyıllarda, tarihi olaylara bağlı olarak Adığelerin bir kısmı batıdan doğuya doğru
      ilerleyerek merkezi Kafkasya’ya yerlesmis ve bugün Kabardey ve Besleney olarak bilinen
      topluluklar ortaya çıkmıstır. Dolayısıyla Adığeler, Doğu veya Yukarı Adığe (Shağ) ve Batı
      veya Asağı Adığe (Ç’ahe) olarak ikiye ayrılmıstır. Adığece de buna bağlı olarak iki lehçeden
      olusmaktadır: Abzeh, Bjeduğ, Çemguy ve Sapsığ ağızlarından olusan Batı Adığe lehçesi;
      Baksan, Terek (Cılahsteney), Kuban, Kuban-Zelençuk, Malka (Balk) ve Besleney
      ağızlarından olusan Doğu Adığe veya Kabardey lehçesi (Besleneyler Kabardeylerden ayrı bir
      boy sayılmalarına rağmen dilleri Kabardey lehçesinin bir ağzı kabul edilmektedir).
      1922 yılında Batı Adığe topraklarının küçük bir kısmında, Sapsığları dısarıda bırakan
      “Çerkes (Adıgey) Özerk Bölgesi” (bugünkü Adıgey Cumhuriyeti), Kabardey ve Besleneylerin
      yasadığı bölgelerde de Karaçay-Çerkes ve Kabardey-Balkar özerk bölgeleri (bugün ikisi de
      cumhuriyet) kuruldu.1 Adığeceyle ilgili terminolojik karısıklık da bundan sonra basladı. Bu üç
      idari birimde yasayan Adığeler üç ayrı milliyetmis gibi (Adıgeyler, Çerkesler ve Kabardeyler)
      kabul edilmeye baslandı. Adığecenin iki lehçesi de ‘Adıgey dili’ ve ‘Kabardey-Çerkes dili’
      olarak iki ayrı dil kabul edildi; alfabe ve edebiyat ikisi için ayrı ayrı olusturuldu. Rusya’da
      bugün hala geçerli olan bu sınıflandırmaya göre Kuzeybatı (Abhaz-Adığe) dil grubu bes
      dilden olusmaktadır: Adıgeyce, Kabardey-Çerkesçe (veya sadece Kabardeyce), Abhazca,
      Abazince ve Ubıhça. Ubıhça, 1860’lardan itibaren Kafkasya’da konusanı kalmadığı ve bugün
      artık ölü dil olduğu için çoğu Sovyet/Rus dilbilimci tarafından bu listeye dahil edilmez.
      Abazaca da Adığeceyle aynı kaderi paylasarak Abhazca ve Abazince diye ayrılmıstır. Sonuç
      olarak, yasanan bu tarihi süreç sonucunda Adığece küçük farklılıkları olan iki alfabeye sahip
      olmustur.
      Đlgili kaynakların, özellikle dille ilgili olanların çoğu Rusça olduğu için bu terminoloji
      Türkçeye de aktarıldı. Bu yapılırken bir de Adıgey’de konusulan Batı lehçesi (‘Adıgey dili’)
      ‘Adığece’ olarak tercüme edildi ve ortaya “Adığece ve Kabardeyce” gibi gariplikler çıktı.
      1 Obrazovaniye SSSR (SSCB’nin Kurulusu), http://www.hi-edu.ru/x-books/xbook010/01/index.html?012.htm
      2
      Kafkasya’da Đlk Alfabe Çalısmaları
      Eskiden beri yazısı ve yazılı edebiyat geleneği olan tek Kafkas dili, ilk edebi örnekleri
      MS 5. yüzyıla ait olan Gürcücedir. Yaygınlasmayan alfabe denemeleri sayılmazsa, diğer
      Kafkas dilleri yakın bir zamanda, 1920-30’lu yıllarda yazılı hale gelmistir; alfabeleri Kiril
      alfabesini esas almaktadır. Otuzdan fazla Kafkas dili olmasına karsın Rusya Federasyonu’nda
      bunlardan ancak onu yazı ve edebiyat diline sahiptir; Adıgey-Kabardey, Abhaz-Abazin,
      Çeçen-Đngus gibi aynı dilin lehçeleri de bu sayıya dahildir.
      17. yüzyılda Evliya Çelebi, 18. ve 19. yüzyıllarda N.Vitsen, Filipp Đ. Stralenberg ve Đ.A.
      Güldenstedt, P.S.Pallas, G.Y.Klaprot gibi gezgin ve arastırmacılar Adığece kayıtlar yaptılar.
      Fakat bunları ilk alfabe denemeleri saymak mümkün değildir. Adığece için ilk alfabe
      denemeleri 1800’lerin baslarında yapılmaya baslandı. Sultan Adil-Girey’in aktardığına göre
      “Çerkesya’nın büyük sairi ve mükemmel oryantalist Natauk Seretluk 19. yüzyılın ilk
      çeyreğinde, uzun yıllar uğrasarak hazırladığı alfabeyi ve grameri din adamlarının baskısıyla
      atese atıp yakmak zorunda kaldı.” 2
      1829 yılında Petersburg’ta, Çarın hassa birliği içinde kurulan Kabardey Süvari
      Bölüğü’nde görev yapan Adığelerin eğitimi için Petersburg Üniversitesi’nde öğretmen olan
      Rus subayı Đ. Gratsilevski Kiril-Rus harfleri temelinde “Çerkes alfabesi”ni hazırladı.
      Gratsilevski’nin öğrencileri aralarında bu alfabeyle yazısıyorlardı.3 Bu girisim,
      Petersburg’taki bu birlikte bulunan ilk Adığe aydınlanmacılarından Sora Bekmırza
      Noguma’ya (1794 (1801?)-1844) ve Sultan Han-Girey’e (1808-1842) de ilham verdi. Sora
      Noguma 1840 yılında Rus alfabesinden aldığı 33 ve Alman alfabesinden aldığı h harfiyle 34
      harflik bir alfabe hazırladı. Ancak Adığecenin altmısa yakın sesini karsılamak için
      diakritiklere (harflerin üzerine konan isaretler) basvurmak zorunda kaldı ve harf sayısı
      pratikte 49 oldu. Bu alfabenin basılması için hükümete yaptığı basvuru kabul edilmedi.
      Noguma daha sonra, 1843 yılında din adamlarının baskısıyla Arap harflerini esas alarak bazı
      eklemelerle bir alfabe daha hazırladı. Fakat bu alfabe de Adığece için yetersiz kaldı ve
      kullanıslı olmadı. Noguma’nın hazırladığı iki alfabenin tarihleri konusunda bilgiler
      çeliskilidir. Bazı kaynaklar önce Arap harfli alfabeyi, sonra Rus harflerini esas alan alfabeyi
      hazırladığını belirtmektedir.4
      Sultan Han-Girey de ‘Seretluk ve Noguma’nın tecrübelerine kendi tecrübesini ekleyerek’
      Rus harflerini esas alan yeni bir Adığe alfabesi hazırladı. Han-Girey’in notları bugüne
      ulasmadığı için alfabesi hakkında ayrıntılı bilgi yoktur. Yine Han-Girey’in aktardığına göre
      “1820’lerde Sapsığ Muhammed Efendi Adığece bir alfabe hazırladı, fakat din adamlarının
      bağnazlığı yüzünden bu girisim basarıya ulasmadı.”5
      Bir alfabe denemesi de 1840 yılında Leonti Lyulye yaptı. Alfabesini hazırladığı RusçaÇerkesçe
      sözlükte uyguladı.6 Fakat P.Uslar’ın tespitine göre, dilbilimci olmayan Lyulye’nin
      alfabesi Adığecenin seslerini tam olarak karsılamıyordu; nitekim kullanım alanı da bulamadı.
      Bu ilk örnekleri izleyerek 19. yüzyılın ikinci yarısında da çalısmalar devam etti. Arap
      harflerini esas alan alfabe geleneğini Abzeh Vumar Bersey devam ettirdi. 1853 yılında
      ‘Çerkes Dili Okuma Kitabı’nı ve 1858’de ‘Adığe Dili Grameri’ni yayınladı.7 Bersey’in
      alfabesi 28 Arapça, 4 Farsça harften ve Adığecenin seslerini karsılamak için kendisinin
      2 Tharkaho, Yunus, “Sovremennıye Adıgskiye Alfavitı” (Çağdas Adığe Alfabeleri), Nartski Epos i Kavkazskoye
      Yazıkoznaniye- The Nart Epic and Caucasology (Nart Destanı ve Kafkas Dilciliği), VI. Uluslararası Avrupa Kafkasologları
      Kollokyumu, s.261-266, Maykop-RF, 1994.
      3 Zekoh, Uçujuk, S.; Kratkiy kurs adıgeyskoy grammatiki I (Kısa Adıgeyce Grameri Kursu I), Maykop, 1993, s. 26-27.
      4 Hatali S.Vurıs, Adığebzem yi thıde (Adığecenin Tarihi), Nalçik, 2000, s. 205-206// Han-Girey S., Zapiski o Çerkesii
      (Çerkesya Notları), Elbrus Yayınevi, Nalçik, 1992, s.95-96// Đsayev M.Đ., Yazıkovoye stroitelstvo v SSSR (SSCB’de Dil
      Yapılanması – SSCB Halklarının Yazılarının Olusturulması Süreci), Moskova, 1979, s. 183-184.
      5 Han Girey, a.g.e.
      6 Lyulye L., Slovar russko-çerkesskiy ili adıgeyskiy, s kratkoy grammatikoy sego poslednogo. Odessa, 1846.
      7 Berseyev, Umar H., “Bukvar çerkesskogo yazıka”, Tiflis, 1853; Grammatika adıgeyskogo yazıka”, 1858.
      3
      yarattığı 14 özel isaretten olusuyordu. Ünlüler ise alta ve üste konulan isaretlerle (esre ve ötre)
      karsılanıyordu.8
      1854’de British Philological Society tarafından basılan “A Dictionary of the Circassian
      Language” adlı çalısmasında L.Löwe, her iki lehçe için yanında Latin karsılıklarını da vererek
      Arap alfabesi kullandı.
      1878 yılında Hacıbek Ançok, Bersey’in alfabesinde değisiklikler yaparak daha basit ve
      kullanıslı bir alfabe hazırladı. Alfabe 68 harften, bütün harfler de tek isaretten olusuyordu.
      Ançok kendi alfabesiyle sözlü Adığe edebiyatından çok sayıda eser derledi.9
      Ancak Arap harflerini esas alan alfabelerin problemi çözmediği görüldü ve arayıslar
      devam etti. 1862 yılında P.Uslar Nalçik’e gelerek Vumar Bersey ile birlikte Rus harflerini
      esas alan bir alfabe hazırladı. Nalçik Kabardey Okulu’nda öğretmen olan Kazi Hatohsoko’nun
      (Atajukin) hazırladığı, çoğu Rus alfabesinden alınan 44 harften olusan alfabe 1865 yılında
      basıldı.
      1881 yılında sair Bekmırza Pas’e Arap alfabesinden uyarladığı kendi alfabesiyle Adığece
      eserler yazmaya basladı. 1890’larda ünlü Kafkasolog L.G.Lopatinski reforme ettiği Kiril-Rus
      alfabesi temelinde bir Adığe alfabesi hazırladı. Ayrıca ‘Kısa Kabardey Grameri’ ve ‘Rusça-
      Kabardeyce Sözlük’ yazdı. Onun etkisiyle 1906 yılında Pago Tambiy de kendi alfabesini ve
      okuma kitabını hazırladı. 20. yüzyıl baslarında Arap harflerini esas alarak alfabe denemeleri
      yapan Mejid Fanziy, Hasan Yelberd, Nuriy Tsağo ve Talustan Seretloko’nun da adlarını
      sayabiliriz.10
      Çarlığın son döneminde Adığe halkının içinde bulunduğu tarihi kosullar, takdire değer
      bütün bu çabalara rağmen yazının eğitim ve aydınlanma aracı olmasına izin vermedi. 1920
      yılında yapılan nüfus sayımına göre okuma yazma bilmeyen Adığelerin oranı % 90’ın
      üzerindeydi.11
      Osmanlı’da Đlk Alfabe Çalısmaları
      Hemen hemen aynı dönemlerde Đstanbul’da da alfabe çalısmaları yapılıyordu. Đlk alfabe
      denemesi 1897 yılında Tharhet Ahmet Cavit Pasa tarafından yapıldı. Ahmet Cavit Pasa Arap
      harfleriyle hazırladığı Adığe alfabesini Đstanbul’da tas baskıyla bastırarak halk edebiyatından
      derlemeler yapmaya basladı. Daha sonra Ahmet Cavit Pasa’nın baskanı olduğu Çerkes Đttihad
      ve Teavün Cemiyeti (1908-1923) tarafından Đstanbul’da çıkarılan ‘Ğuaze’ (Rehber) adlı
      gazetede bu alfabeyle yazılar yayınlandı, edebi ve dini kitaplar basıldı. Mesrutiyet döneminde
      alfabenin iki yeni baskısı daha yapıldı. (“Adıge Yani Çerkes Lisanının Söylenisi Yazılısı”
      (Adıghe Bzeguim Yivuaçve Yitxaçve), Osmanlı Đktisad Kütüphanesi, Đstanbul, 1327).12
      Özellikle 1908-1920 arasında Osmanlı Çerkes aydınlarının alfabe olusturmak için yoğun
      çalısmalar yaptıkları bilinmektedir. Ahmet Cavit Pasa’dan sonra bilinen ilk çalısmayı
      Đstanbul’da doktor Mehmet Ali Pçehatluk yaptı. Ancak tarihler konusunda yine karısıklık
      vardır. Adıgeyli dilbilimci Uçujuk Zekoh, Pçehatluk’un 1902’de Arap harflerini, 1904’te de
      Latin harflerini esas alan iki alfabe hazırladığını yazmaktadır. Mahomed Đsayev ise
      Pçehatluk’un 1908’de Arap harfleriyle Adığe alfabesi hazırladığını, aynı yıl bu alfabeyle
      okuma ve ders kitapları bastığını belirtmektedir. Fakat Pheçatluk’un Latin harfleriyle
      Osmanlıca açıklamalı olarak hazırladığı ‘Adığe Alfib’in Çerkes Teavün Cemiyeti Alfabe
      8 Zekoh, U.S.; Kratkiy kurs …, s. 28.
      9 A.g.e, s. 28.
      10 Hatali, a.g.e., s. 242-249.
      11 Đsayev M.Đ., a.g.e., s. 187.
      12 Berzeg, E.Sefer; Adige-Çerkes Alfabesinin Tarihçesi, Ankara, 1969, s.6.
      4
      Komisyonu tarafından Ğuaze gazetesinin 9 Haziran 1327 (1910) tarihli 12. sayısında ilan
      edilen karar uyarınca 1912’de (1329) yayınlandığı bilinmektedir.13
      Bilinen diğer çalısmalar sunlardır:
      Adıge Alfabesi - 1909 yılında Yusuf Suat Neğuç ve Ahmet Nuri Tsağo tarafından
      hazırlandı.
      Çerkes Elifbası. Hürriyet Matbaası, Đstanbul, 1331 (1915). Otuz bir sayfadan olusan ve
      Arap harflerini esas alan alfabenin yazarı Adighe Zauil (‘Adığe Savasçısı’) olarak
      görünmektedir. Bir grup tarafından hazırlandığı tahmin edilmektedir.
      Çerkes Elifba Apsısola (Abhazca ile Çerkes Alfabesi). Đstanbul, 1335 (1919). Edebiyat
      öğretmeni Mustafa Butba’nın Adığece ile Abazacanın alfabe birliğini sağlamaya yönelik bir
      çalısmasıdır. Çerkes Đttihad ve Teavün Cemiyeti ile Simali Kafkasya Cemiyeti tarafından
      yaygınlastırılmaya çalısılmıstır.
      Çerkes Elifbası-Cerqes Eelfıb. Blenav Batuk Harun, Simali Kafkas Cemiyeti Yayını,
      Đstanbul, 1334 (1918). 35 harften olusan alfabe Latin harflerini esas almaktadır.
      Birinci Dünya Savası’ndan sonraki karısık dönem bu alfabelerin kullanımına ve kültürel
      faaliyetlerin gelismesine imkan vermedi. Yine de bu Đstanbul’da Adığece ders kitapları, edebi
      eserler bastırıldı ve bunlar Kafkasya’ya da gönderildi.
      Adıge Alfabe (Çerkes Alfabesi), Ahmediyye Matbaası, Đstanbul, 1337 (1921) (2. baskı).
      Đbrahim Hıdzetl tarafından Arap harfleriyle hazırlanan bu alfabe Kafkasya’da da birkaç yıl
      kullanıldı.
      Çerkeslerin yasadığı Suriye, Ürdün, Mısır gibi ülkelerde de çoğunlukla Đstanbul’da
      öğrenim görmüs, Çerkes Đttihad ve Teavün Cemiyeti çevresinden aydınlar tarafından alfabeler
      hazırlandı. Mısır ordusunda pasa olan ve 30 yıldan fazla Avrupa’da görev yapan Muhamed
      Kemal Huaj, emekli olduktan sonra Suriye’de bir Çerkes köyüne yerlesti. 1910 yılında Arap
      harflerini esas alan bir alfabe hazırladı ve kendi parasıyla Adığece eğitim veren bir okul açtı.14
      Suriye’de kullanılan diğer bir alfabe, Çerkes Teavün Cemiyeti’nin ve Simali Kafkasya
      Cemiyeti’nin çalısmalarına katılmıs aydınlardan Harun Bateko tarafından hazırlandı. (Elifba
      vel Serkesiyye, Sam, 1929). Latin esaslı bu alfabeyle Kuneytra Çerkes Okulu’nda Adığece
      eğitim verildi. Çesitli eserler ve ‘Marg’ (dua, Tanrı’ya yakarıs) adlı bir gazete yayınlandı
      (1928-1931). Bu çalısmalar aralıklı olarak Đkinci Dünya Savası’na kadar sürdü. Yine bu
      dönemde sair ve yazar Ömer Hilmi Tsey Latin harflerine dayanan yeni bir alfabe yayınladı,
      fakat bu da uygulama alanı bulamadı. (Adighe Txibze (Adığe Alfabe Kitabı), Halep, 1926).
      Đkinci Dünya Savası yıllarında Kafkasya’yı terk etmek zorunda kalarak Ürdün’e yerlesen
      yazar Saban Kube burada yeni bir alfabe hazırladı (Adighe Alfibe, Sam-Amman, 1952). Esas
      olarak Kafkasya’daki Kiril esaslı Adığe alfabesi sisteminin Latin harflerine uyarlanmasıyla
      meydana getirilen bu alfabeyle Ürdün, Suriye, Lübnan, Fransa ve ABD’de Kube’nin bazı
      eserleri basıldı, takvimler, muhtıralar yayınlandı. Türkiye’de de bu alfabeyle Sefer Berzeg
      tarafından ‘Vatan Düsüncesi’ adlı Adığe siirlerinden seçmeler basıldı. (Ankara, 1967).
      Adığe yazısının yaratılmasına yönelik bu çalısmalarda hangi lehçenin veya ağzın esas
      alınacağına dair bir tartısmaya tanık olmuyoruz. Öyle anlasılıyor ki, çabalar bütün lehçelerin
      ve ağızların kullanabileceği ortak bir alfabe yapmaya yönelik olmustur. Ancak Osmanlı’da
      yapılan çalısmalar, bu konuyla uğrasan kisilerin kökeni itibarıyla daha çok Batı Adığe
      lehçesini esas almaktadır.
      13 Zekoh, a.g.e., s. 28; Đsayev, a.g.e., s.186; Berzeg, a.g.e., s. 16.
      14 Đsayev M.Đ., a.g.e., s. 187.
      5
      Sovyetler Birliği Döneminde Yapılan Çalısmalar ve Bugünkü Alfabe
      19. yüzyılda ve 20. yüzyılın baslarında yapılan bu alfabe denemeleri, ne yazık ki
      Çerkeslerin iki imparatorluğun ordularının saflarında sayısız savaslara katılmak zorunda
      kaldığı talihsiz bir döneme denk geldi. Yazı dar bir aydın çevresinde sınırlı kaldı ve yapılan
      çalısmalar tarihe mal oldu.
      Osmanlı ve Rusya imparatorluklarının 1920’li yıllarda içinde bulundukları tarihi
      dönemeç, bu iki devlette yasayan Çerkeslerin ve dolayısıyla dillerinin de kaderini belirledi.
      Kafkasya’ya öğretmenler ve ders kitapları gönderen, çalısmalarıyla Đstanbul’u Çerkeslerin
      kültürel merkezi yapmaya baslayan Çerkes Đttihad ve Teavün Cemiyeti, Balkan ve Kurtulus
      savaslarında kadrolarının çoğunu kaybetti. 1923’te yeni kurulan rejimle birlikte bütün
      çalısmalara nokta kondu.
      Kafkasya’da Çarlığın yıkılıp 1922’de Sovyetler Birliği’nin kurulmasından sonra,
      SSCB’nin milliyetler politikası çerçevesinde yazısı olmayan halklar için alfabe olusturma
      çalısmaları basladı. Batı Adığe ve Kabardey lehçelerinin ayrı diller olarak ayrıstırılması da
      esas olarak bu dönemde basladı. Ayrı idari birimlerde yasayan iki Adığe grubu için çalısmalar
      ayrı ayrı yürütüldü.
      Alfabenin ve yazı dilinin olusmasını üç döneme ayırmak mümkündür. Đlk dönemde Arap
      harflerini esas alan alfabeler kullanıldı. Daha sonra Latin, en son da Kiril-Rus alfabesine
      geçildi.
      Batı lehçesi için Arap harflerine dayalı ilk alfabe Ahmed Bekuh tarafından hazırlandı.
      1918’de Yekaterinodar’da (bugünkü Krasnodar) tas baskıyla basılan bu alfabeyle ilk ulusal
      gazete olan ‘Krasnaya Kuban’ (‘Kızıl Kuban’) (1918), daha sonra da ‘Sovyetskaya Kuban’
      (1920), ‘Adığe Mak’ (‘Adığe Sesi’) (1923) ve ‘Adığe Psevuç’ (‘Adığe Yasamı’) (1926)
      gazeteleri yayınlandı. Bekuh’un 1927 yılına kadar kullanılan alfabesiyle yazının ilk on yılında
      Adığece çok sayıda yayın basıldı.15
      Grafik olarak birbirine çok benzeyen harflerin bolluğu, sesli harflerin olmaması Arap
      grafiğine dayalı Adığe alfabesinin kullanımını zorlastırıyordu. N.Yakovlev ve Davut Ashamaf
      tarafından hazırlanan Latin Adığe alfabesi taslağı 1924’te teklif edildi. Bir yıl sonra kurulan
      komisyon taslağı kabul etti ve 1927 yılından itibaren, 10 yıl kullanılacak Latin alfabesine
      geçildi. Ancak Latin alfabesinin 25 harfiyle Adığecenin seslerini karsılamak yine sorun oldu;
      alfabeye farklı isaretler ve harf bilesimleri eklendi.
      Karaçay-Çerkes ve Kabardey-Balkar özerk bölgelerinde yasayan Adığeler (Kabardeyler)
      için süreç biraz farklı oldu. Kabardey toplumu alfabe konusunda ikiye bölündü. Bazıları Rus
      harflerinin esas alınmasını, dini eğitim alanlar da Arap alfabesini savunuyordu. Đlk önce, 1917
      yılında Talustan Seretloko’nun G.Lopatinski’nin alfabesine dayanarak hazırladığı alfabe
      kabul edildi, fakat tartısmalar bitmedi. Latin alfabelerine geçis döneminde, Kabardey lehçesi
      için Adığe alfabesini 1923 yılında B.Huran hazırladı. Bu alfabe 1924’te N.F.Yakovlev
      tarafından gelistirildi ve kullanıma girdi.16
      Üçüncü dönemde, Rus alfabesinin harfleri esas alınarak hazırlanan ve bugün de kullanılan
      alfabelere geçildi. Bunun politik kaygılarla yapıldığına dair birçok yorum vardır. Resmi
      gerekçe ise Kiril alfabesinin kullanıldığı ortamda Latin alfabesinin teknik sorunlar (daktilo,
      matbaa kullanımı vb.) yaratmasıydı. Sonuçta Latin alfabesinden de vazgeçildi ve 1936 yılında
      Kabardey-Balkar’da ve Çerkes Özerk Bölgesi’nde Tuta Borıkuey tarafından düzenlenen Kiril
      alfabesine geçildi. Adıgey bunun için iki yıl daha bekledi. Batı Adığe lehçesi için alfabeyi
      Rus dilbilimci Prof. N.Yakovlev ve Adığe Davut Ashamaf birlikte hazırladı. Çok sayıdaki
      15 Zekoh, U.S.; Kratkiy kurs …, s. 29.
      16 Đsayev M.Đ., a.g.e., s. 190-191.
      6
      ünsüzü karsılamak için yine iki veya üç harflik kombinazonlar yaratıldı veya isaretler
      kullanıldı.17
      1990’lı yıllarda Kafkasya’da Adığe alfabelerini birlestirmek için teklifler yapıldı. 1999
      yılı sonunda dilbilimci Muhadin Kumaho tarafından Adıgey, Karaçay-Çerkes ve Kabardey-
      Balkar cumhuriyetlerinin ilgili makamlarına tek Adığe alfabesi projesi sunuldu, ancak bugüne
      kadar bu konuda bir karar alınmadı. Türkiye’de ise yüz yıl önceki aynı süreç tekrarlandı.
      Latin harflerini esas alan çok sayıda alfabe projesi ortaya atıldı. Kafkas Dernekleri
      Federasyonu’nun aldığı kararla, 2006 yılında baslayan Adığece kurslarda mevcut Kiril-Adığe
      alfabesinin kullanılması kabul edildi.
      Kaynakça:
      Apajev M.L., Problemı kabardinskoy leksiki (Kabardey Söz Varlığı Problemleri), Nalçik, 1992.
      Ashamaf D.A., Đstoriya çerkesskih alfavitov (Çerkes Alfabeleri Tarihi), Zap. Sev.-Kavkazskogo
      krayevogo gorskogo NĐĐ, T. 2, Rostov na Donu, 1929.
      Berzeg, E.Sefer; Adige-Çerkes Alfabesinin Tarihçesi, Ankara, 1969
      Hatali S.V., Adığebzem yi thıde (Adığecenin Tarihi), Nalçik, 2000.
      Hatanov A.A., Đz istorii adıgeyskih alfavitov (Adıgey Alfabeleri Tarihinden), Uçenıye zapiski
      Adıgeyskogo NĐĐ, T. 5, 1966.
      Đsayev M.Đ., Yazıkovoye stroitelstvo v SSSR (SSCB’de Dil Yapılanması – SSCB Halklarının
      Yazılarının Olusturulması Süreci), Moskova, 1979.
      Nart, Đki Aylık Düsün ve Kültür Dergisi
      Sayı 51, Eylül-Ekim 2006



      --------------------
      --------.KaFKaSRaDYo.CoM

    Thread Information

    Online Üyeler

    1 Kişi Bu Konuyu Okuyor (Ziyaretçiler: 1)

      Üyeler: 0

Sitenizle İlgili Açıklamalar.